· kaynak Hacker News – Front Page (hnrss.org)
Singapur'da 502 çocukluk kohort çalışmasında 1 yaşındaki ekran süresi, 9 yaşta daha düşük akademik puanlarla ilişkilendirildi
Singapur'da 502 çocuğu kapsayan bir doğum kohortu çalışması, 1 ve 6 yaşlarındaki günlük ekran süresini 9 yaşta daha düşük akademik performans ve 10,5 yaşta daha zayıf çalışma belleğiyle ilişkilendiriyor; en güçlü etkiler bebeklik döneminde görülüyor.

Singapur'da 502 çocuğu izleyen boylamsal bir çalışma, özellikle bir yaş civarında olmak üzere erken çocukluk dönemindeki günlük ekran izleme süresinin dokuz yaşta daha düşük akademik performans ve on buçuk yaşta daha zayıf çalışma belleğiyle ilişkili olduğunu buldu. Springer tarafından yayımlanan ve şu anda Hacker News ana sayfasında yer alan makale, ekran maruziyetini altı ayrı yaşta ölçmesi ve hangi dönemlerin en önemli olduğunu test etmesiyle dikkat çekiyor.
Çalışma nasıl yürütüldü
Araştırmaya göre bilim insanları, Singapur'da Sağlıklı Büyüme Yolunda (GUSTO) doğum kohortundan yararlandı. Ebeveynler, çocuklarının 1, 1,5, 2, 3, 6 ve 8 yaşlarında ekran başında ne kadar zaman geçirdiğini bildirdi. Yıllar sonra eğitimli psikologlar, çocukları 9 ve 10,5 yaşlarında standartlaştırılmış araçlarla değerlendirdi: akademik performans için Wechsler Bireysel Başarı Testi (Üçüncü Baskı), çalışma belleği için Wechsler Çocuklar İçin Zeka Ölçeği'nden (Beşinci Baskı) Harf-Sayı Sıralama görevi. Ekip daha sonra ekran süresi ile sonraki sonuçlar arasındaki ilişkiyi çok değişkenli doğrusal regresyonla modelledi.
Kohorttaki ekran kullanımı hiç de azımsanacak düzeyde değildi. Ebeveyn bildirimlerine göre ortalama izleme süresi bir yaşında günde 2,1 saatti ve sekiz yaşına geldiğinde günde 3,0 saate yükseldi.
Sayılar ne gösteriyor
Düzeltme yapılmadan önce, ölçülen her yaşta daha yüksek ekran süresi, 9 yaşta daha düşük akademik performans ve 10,5 yaşta daha zayıf çalışma belleğiyle birlikte seyretti. Araştırmacılar diğer değişkenler için düzeltme yaptıktan sonra etki büyüklükleri küçüldü, ancak birkaç ilişki korunuyor:
- 1 yaş: Günlük her ek saat, 9 yaşta akademik performansta 1,47 standart puan daha düşük sonuçla eşleşti (%95 güven aralığı: -2,37 ile -0,57).
- 1,5 yaş: Günlük her ek saat için -0,95 puan (%95 GA: -1,85 ile -0,06).
- 6 yaş: Günlük her ek saat için -0,88 puan (%95 GA: -1,55 ile -0,21).
10,5 yaşındaki çalışma belleğinde ise 1 yaşta (-1,12, %95 GA: -2,07 ile -0,17) ve 6 yaşta (-1,01, %95 GA: -1,71 ile -0,31) düzeltilmiş ilişkiler görüldü.
Kümülatif maruziyet ikiye bölünen bir tablo çiziyordu: Çocukluk boyunca daha yüksek ortalama ekran süresi tutarlı biçimde daha düşük akademik performansla ilişkiliydi, ancak çalışma belleğiyle ilişkili değildi. Yazarlar, en güçlü tek yaş etkilerinin erken bebeklik döneminde ortaya çıktığını bildiriyor.
Bulgular nasıl okunmalı
İki uyarı geçerli. Düzeltilmemiş ve düzeltilmiş sonuçlar arasındaki fark, ham ilişkinin önemli bir bölümünün araştırmacıların kontrol ettiği diğer etkenlerle açıklandığı anlamına geliyor; geriye kalan, 1, 1,5 ve 6 yaşlarında yoğunlaşan daha küçük ama istatistiksel olarak anlamlı bir bağ. Ve bu bir kohort çalışması olduğundan nedensellik değil ilişki ortaya koyuyor; makalenin özeti de sonuçlarını, ekranların bilişsel zarara neden olduğunun kanıtı olarak değil ilişki olarak çerçeveliyor.
Yaş deseni kendisi de bilgilendirici. Makale, akademik performans için kalıcı düzeltilmiş ilişkileri yalnızca 1, 1,5 ve 6 yaşlarında, çalışma belleği için ise yalnızca 1 ve 6 yaşlarında bildiriyor. Başka bir deyişle, çalışmanın değeri ekran süresinin her yaşta eşit derecede önemli olduğu yönündeki genel bir sonucu desteklemekten çok hassas pencereler belirlemekte yatıyor.
Neden önemli
Çalışmanın kendi arka planı, bu alanda boylamsal kanıtların az olduğuna ve bu yüzden ekran maruziyetinin en çok hangi dönemde önemli olduğunu belirlemenin zor olduğuna dikkat çekiyor. Altı zaman noktasında ölçüm yaparak ve öz-bildirim ya da okul notları yerine klinisyen tarafından uygulanan testlerle takip ederek GUSTO analizi, ebeveynlere, çocuk hekimlerine ve politika yazıcılarına başka bir korelasyondan daha nadir bir şey sunuyor: zamanlama. Bulgular tekrar çalışmalarda doğrulanırsa pratik çıkarım, hayatın ilk yıllarında ve yeniden altı yaş civarında ekran süresini sınırlamanın, çocukluk boyunca tek tip uygulanan genel sınırlamalara öncelik kazanabileceği. Teknoloji endüstrisi içinse bu, çocuk odaklı içerik tasarımı ve tüketici işletim sistemlerine artık yerleşik olan ekran süresi kontrollerine ilişkin süregelen tartışmalara boylamsal veri ekliyor.
- #screen-time
- #child-development
- #longitudinal-study
- #research
- #public-health